Kayseri, Türkiye’nin stratejik açıdan önemli şehirlerinden biri olup, Orta Anadolu’nun merkezinde yer almasıyla siyasi dinamiklerde etkili bir rol üstlenmektedir. Tarih boyunca ticaretin ve kültürel etkileşimin merkezi olan bu şehir, aynı zamanda muhafazakâr yapısıyla Türkiye siyasetinde özel bir konuma sahiptir. Kayseri’de sanayi ve ticaretin gelişmesi, şehri AK Parti için önemli bir oy deposu haline getirmiştir. Ancak son dönemlerde genç nüfusun beklentileri, ekonomik sıkıntılar ve değişen toplumsal dinamikler, Kayseri’deki siyasi yapıda hareketlenmelere yol açmaktadır.
Ne yazık ki bazı siyasi figürler, köşelerine çekilmek yerine koltuk kapma peşinde. Gençlerin önünü açmak için neden bu kadar bekliyorlar, anlamıyorum. Bu bağlamda, geçtiğimiz günlerde MHP, iç düzenlemesiyle genç ve dinamik bir kadro ile yola devam etme kararı aldı. Diğer partiler ise hâlâ koltuklarına sarılmış ve genç neferlere yer açmamakta direniyor. Artık bu durumu değiştirmek ve gençlerin önünü açarak geleceklerini şekillendirmelerine izin vermek gerekiyor. Kayseri siyaseti, zamanla dolmuş olan figürlerin kenara çekilmesi ve gençlerin ilerlemesine olanak tanıması gereken bir dönemden geçiyor.
Bir de Kayseri’de “abi” meselesi var. Bu şehir, yıllarca abi diyerek önde duranlar tarafından yönetildi. Ancak bu kişiler, Kayseri’ye doğru düzgün bir proje bile sunamadılar; belediye hizmetlerini saymazsak, sonuçları ortada. Artık zamanları dolmuştur ve kenara çekilerek şehrin önünü açmaları gerekiyor. Siyaseti hala dizayn etmeye çalışmasınlar. Güvenebilecekleri liyakatli gençlerin önünde set olmak yerine, destek olmalarını tavsiye ediyorum. Yıllarca Kayseri yerel medyasında siyasetin içinde arka planda onları yakından takip eden biri olarak, Kayseri’nin zincirlerini kırması ve siyasete yeni bir soluk getirmesinin gerekliliğini vurgulamak istiyorum.
Son yerel seçimlerde görüldüğü gibi Kayseri’de AK Parti hâkimiyeti devam ediyor; ancak muhalefet partileri, özellikle gençler ve ekonomik zorluk yaşayan kesimler arasında daha fazla destek bulmaya başlamış durumda. CHP ve İYİ Parti’nin giderek daha fazla odaklandığı bu alanlarda, genç seçmenlerin sosyal medya üzerinden aktif kampanyalara katıldıklarını gözlemliyorum.
Kayseri’nin geleneksel muhafazakâr yapısı, siyasi söylemler açısından hâlâ önemli bir belirleyici etken. Ancak şehrin kültürel ve ekonomik gelişimi, sosyal politikalar, işsizlik oranları ve üniversite öğrencilerinin talepleri, siyasi partilerin ajandasında öne çıkan başlıklar. Önümüzdeki seçimlerde Kayseri’nin bu talepleri nasıl karşılayacağı ve partilerin ne tür politikalar geliştireceği, Türkiye genelindeki siyasi tabloya da ayna tutacak nitelikte olacaktır. Artık “kimi koysam kazanırız” politikaları tutmadığı aşikâr. Belli hesaplarla parti değiştirenlerin de halk sandıkta cevabını vereceğini düşünüyorum. Geçen yerel seçimlerde görüldüğü gibi, ne olacağına halk karar verir. Muhalefet kendi aralarındaki sorunları halledebilseydi, bugün farklı konuları tartışıyor olabilirdik.
Kayseri’nin ekonomisinin de siyasete etkisini göz ardı etmemek gerekiyor. Şehirdeki iş dünyası ve sanayicilerin siyasi tercihleri, genel olarak hükümet yanlısı bir eğilim sergilemektedir. Ancak ekonomik durgunluk ve yüksek enflasyon, bu destek oranında dalgalanmalara yol açacaktır. Bu bağlamda, önümüzdeki süreçte siyasetin daha rekabetçi hale gelmesi ve partilerin bölgedeki çıkarları doğrultusunda stratejik hamleler yapması olası görünmektedir.
Özetleyecek olursak, bırakın şu abilerin siyasetine gençlerin önünü açın. Kayseri, Türkiye’nin siyaset arenasında önemli bir konumda ve gelecek seçimlerde de bu konumunu koruyacak gibi görünüyor. Bakın, Kayseri’de kimler yok ki; cumhurbaşkanı, bakan, milletvekili, belediye başkanı... Ama hala uslu duruyorlar mı? Yoksa hâlâ dizayn mı veriyorlar? Kalın sağlıcakla.














