ABD Başkanı Donald Trump, 8 Ekim 2025 tarihinde, İsrail ve Hamas arasında Gazze’de “ateşkes planının ilk aşamasını” onayladığını duyurdu. Açıklamada, tüm esirlerin serbest bırakılması ve İsrail askerlerinin belirlenen hatlara çekilmesi gibi adımların atılacağı belirtildi. Trump, bu süreci “güçlü, kalıcı ve ebedi bir barışa doğru atılan ilk adım” olarak nitelendirdi.
Ancak, bu sözler kulağa hoş gelse de, gerçeklik çok daha karmaşık. 7 Ekim 2023’te başlayan ve 67.000’den fazla can kaybına yol açan çatışmanın ardından, bir “ilk adım” ilan etmek elbette sembolik bir başarı gibi görünüyor. Ama sembolizm, gerçek barışın yerini tutmaz. Silahsızlandırma, Gazze’nin yönetimi, insani yardımların erişimi gibi kritik konular hâlâ masada duruyor. Bu nedenle, “ateşkes” sadece bir başlangıç değil, belirsizlikler ve tehlikelerle dolu bir ara durağa benziyor.
Hamas bu anlaşmayı “sorumlu ve ciddi müzakerelerin” sonucu olarak kabul ettiğini açıkladı, Türkiye, Katar ve Mısır’ın çabalarını takdirle karşıladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise kabinesini toplayarak anlaşmayı onaylamaya hazırlandığını duyurdu. Tüm taraflar, diplomatik bir başarı hikâyesi yazıyor gibi görünüyor. Peki ya sahadaki gerçeklik? Bombaların sustuğu, ama insanların yaralarının hâlâ açık olduğu bir sahneden söz ediyoruz.
Trump, Türkiye’nin arabuluculuk rolünü öne çıkararak teşekkürlerini sundu ve Erdoğan’ın Hamas’ı barış planına ikna etmek için sürekli iletişimde olduğunu ifade etti. Burada vurgulanması gereken nokta, bir liderler zirvesinde alınan kararların, sahadaki milyonlarca insanın hayatını ne kadar değiştirebileceği. Arabuluculuk övgüye değer, ama söz konusu olan masum insanların yaşamları olduğunda, bu övgü bazen çok yetersiz kalıyor.
Bu gelişmeler, medya ve diplomasi için bir dönüm noktası olarak sunulsa da, barışın gerçek yüzü hâlâ görünür değil. Esirlerin serbest bırakılması ve askerlerin çekilmesi, sadece başlangıç; asıl sınav, silahsızlanma, Gazze’nin yönetimi ve uzun vadeli güvenlik garantilerinde. Eğer bu kritik konular çözülmezse, “ateşkes” sadece geçici bir nefes olacak, ardından yine acılar ve kayıplar geri dönecek.
Gazze’de barış, övgüye layık diplomatik zaferler kadar, somut ve uygulanabilir adımlarla ölçülür. O adımlar atılmadığı sürece, bu ateşkes planı bir gösteriden öteye gitmeyecek. Dünyanın gözü bu sembolik anlaşmada, ama gerçek hayat Gazze’de devam ediyor.














