Erciyes Kadar Vakur, Kapalı Kale Kadar Savaşçı: Bu Arma Bizim Kimliğimizdir!
Biz bu topraklarda sadece bir futbol takımı tutmadık; biz bu şehirde sarı ve kırmızının asaletine, Erciyes’in dumanlı başı gibi dimdik duran bir kimliğe sevdalandık. Kayserispor, bu kentin sadece yeşil sahalardaki temsilcisi değil; Anadolu’nun İstanbul saltanatına, o futbol dükalıklarına karşı çektiği en gür, en asi resttir!
Şimdi birileri kalkmış, puslu havalara bakıp bu şanlı çınarın sallandığını sanıyor. Yanılıyorlar! Tarih şahittir ki, Kayseri insanı düştüğü yerden her defasında daha büyük bir öfke ve inançla doğmayı bilmiştir. Geçtiğimiz gün Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda o 51 yürekli ismin imzaladığı o "Ortak Akıl" mutabakatı, sıradan bir idari buluşma değildir. O salon, Kayseri’nin kaderini elinde tutanların, bu şanlı amblem sahipsiz kalmasın diye gövdesini siper ettiği bir kurtuluş karargâhıdır!
Küllerinden Doğan Tarih: Biz Nelerden Geçmedik Ki?
Bu kulübün genlerinde teslim olmak yoktur. Hatırlayın... Biz 1970’lerin, 80’lerin o çileli alt lig yollarını da gördük; düştüğümüz o kör kuyulardan tırnaklarımızla kazıyarak çıkmayı da bildik. Bu kulüp, 2004 yılında adeta yeniden küllerinden doğarken, Anadolu futbolunun ezberini bozan bir devrimin meşalesini yaktı.
O şanlı tarihin altın sayfalarında iki dev ismin ayak izleri vardır. Biri, vizyonuyla bu şehre çağ atlatan, ne zaman kulübün başı sıkışsa tüm iş dünyasını tek bir telefonla bu sevda etrafında eriten Mehmet Özhaseki’dir! Özhaseki Bakanımız, Kayserispor’u o yokluk girdabından çekip aldı; Gökhan Ünal’ların transferinden elde edilen o muazzam kaynaklarla bu kulübün geleceğini, Avrupa standartlarındaki devasa tesislerini kurdu.
Ve o yolda onunla omuz omuza yürüyen, ömrünü, sağlığını bu armaya feda eden rahmetli Efsane Başkan Recep Mamur... Onların kurduğu o muhteşem ortaklık, bu şehre 2008 yılında Türkiye Kupası şampiyonluğunu getirdi. Kadir Has Stadyumu gibi bir dünya şaheserini bu kente kazandıran, Intertoto Kupası’yla Avrupa’yı titretip, Atletico Madrid gibi devleri bu topraklara diz çöktüren o vizyon, işte tam olarak bu toprakların özgüvenidir! Biz o zirveleri gördük, o zaferlerin şerbetini içtik; şimdi o asil maziye arkamızı dönebilir miyiz? asla!
Memduh Büyükkılıç: Mirası Geleceğe Taşıyan Muazzam İrade
Bugün, o şanlı geçmişin bıraktığı kutlu bayrak, Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Memduh Büyükkılıç’ın ellerindedir. Memduh Başkan, sadece makamının gücüyle değil, bu şehrin bağrından kopmuş bir Kayseri evladının, tribündeki o yağmurda ıslanan taraftarın adanmışlığıyla tüm varını yoğunu ortaya koymuştur. Kulübün geleceği için kurduğu 5 kişilik akil heyet formülü, günü kurtarma operasyonu değil; Özhaseki’den devralınan o devrimci akıllılığın, o asil devlet adamlığı geleneğinin 2026 model bir tezahürüdür!
Memduh Başkan’ın, "Kayserispor bu şehrin vazgeçilmezi, olmazsa olmazıdır. Kayseri, Kayserispor’u bu defa çok daha farklı sahiplendi" haykırışı, teslimiyetçilere çekilmiş en sert settir. Altyapıyı canlandırma, öz kaynaklara dönme ve mali sürdürülebilirlik hamleleri, bu kulübün sadece yarınını değil, gelecek yirmi yılını kurtarma iradesidir.
31 Mayıs: Kayseri İçi Yeniden Şahlanış Günüdür!
Önümüzde 31 Mayıs’ta gerçekleşecek tarihi bir Genel Kurul var. O kongre sıradan bir imza günü değil, Kayserispor’un yeniden şahlanışının, o Süper Lig kapısını kırarak geri dönüşünün miladıdır! Erciyes FK 38’imizle, Kayserispor’umuzla bu şehir, "Dünya Spor Başkenti" unvanının hakkını dosta düşmana dosta haykıracaktır.
Şimdi tribünlerden sokaklara kadar tek bir ses olma zamanıdır. Küskünlükleri Erciyes’in karlarında eritme, o sarı-kırmızı formaları sandıklardan çıkarıp kuşanma zamanıdır! Memduh Büyükkılıç’ın arkasında saf tutan bu şehir, hak ettiği o zirveye er ya da geç yeniden kurulacaktır.
Ayağa kalk Kayseri! Göster o eski günlerdeki acımasız, o mağrur ve bükülmez bileğini! Biz bitti demeden bu hikaye bitmez; bu arma sahipsiz değildir, bu taraftar o meydanlarda yeniden şampiyonluk türküleri söyleyecektir! Çünkü Kayseri bir kez el ele verdi mi, karşısında hiçbir güç duramaz!




