Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, enflasyon görünümü, rezerv politikası ve finansal istikrara ilişkin soruları yanıtlayarak ekonomi gündemine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Karahan, küresel gelişmelerin ekonomiye etkilerine dikkat çekti.
Karahan, döviz likiditesinin desteklenmesi gereken dönemlerde altın kaynaklı işlemlerin kullanılmasının doğal bir tercih olduğunu belirterek, bu işlemlerin önemli bölümünün vadeli altın-döviz takası niteliğinde olduğunu ifade etti. Vadelerin dolmasıyla altınların yeniden rezervlere döneceğini söyledi.
Rezervler üzerindeki baskının küresel risk iştahındaki değişimlerden kaynaklandığını vurgulayan Karahan, bankaların TCMB ile swap işlemlerine yönelmesinin sistemde döviz likiditesi sıkıntısı olmadığını gösterdiğini kaydetti. Kur rejiminin sağlıklı şekilde işlediğini belirtti.
Merkez Bankası’nın rezerv yönetimi ve likidite araçlarında proaktif, esnek ve kontrollü bir yaklaşım izlediğini dile getiren Karahan, temel hedeflerinin fiyat istikrarı ve finansal istikrarı güçlendirmek olduğunu söyledi.
Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkilerine de değinen Karahan, petrol fiyatlarında yüzde 10’luk kalıcı bir artışın tüketici enflasyonunu bir yıl içinde yaklaşık 1,1 puan artırdığını ifade etti. Uygulanan eşel mobil sisteminin bu etkinin önemli ölçüde azaltılmasına katkı sağladığını belirtti.
Karahan ayrıca, savaş ve küresel gelişmelerin büyüme, cari açık ve yatırım iştahı üzerinde etkili olabileceğini ancak cari dengedeki olası bozulmanın yönetilebilir seviyede kalmasının beklendiğini dile getirdi. Belirsizliklerin yatırım ve tüketim üzerinde etkili olabileceğini de vurguladı.
Dezenflasyon sürecine ilişkin kararlılık mesajı veren Karahan, enflasyonu olumsuz etkileyen dışsal gelişmelere karşı gerekli sıkılığın sağlanacağını ifade etti. Gelişmelerin enflasyonist etkilerini sınırlamak için tüm adımların atılacağını söyledi.
Rezerv politikalarına yönelik değerlendirmesinde ise, altın rezervlerinin yıllar içinde önemli ölçüde artırıldığını belirten Karahan, yapılan işlemlerin rezerv pozisyonunu güçlendirmeye yönelik olduğunu vurguladı. Bu süreçte altın satışlarının ve swap işlemlerinin likidite yönetimi kapsamında değerlendirildiğini ifade etti.
Son olarak Karahan, bankacılık sistemindeki likidite koşullarının yakından izlendiğini ve gerekli adımların piyasa koşullarına göre şekillendirildiğini belirterek, rezerv ve likidite yönetiminde esnek ve kontrollü yaklaşımın sürdürüleceğini kaydetti.


































