17. yüzyılda Celali isyanlarının etkilediği Kayseri’nin Develi kazasında yaşanan bir vakıf tartışması tarih kayıtlarına yansıdı. Dönemin belgelerine göre, Develi’ye bağlı Kapuz (ya da Kopcu/ Kapuzbaşı olma ihtimali bulunan) köyünden Bekir, Hacı Ömer ve Hacı Pir Ali adlı kişiler, kıtlık nedeniyle un bulmakta zorlandı.
Şahıslar, rahmetli babaları Veli’nin Zile köyü yakınlarında bulunan ve yaklaşık 25 yıldır ailelerinin kullanımında olan üç bağı vakfetmiş olduğunu belirtti. Ancak Celali saldırıları nedeniyle yaşanan ekonomik sıkıntılar ve açlık koşulları sebebiyle, bu üç bağdan ikisini un parası karşılığında Hasan adlı kişiye sattıklarını ifade etti.
Arz-ı halde, vakıf mallarının satılmasının şer’i açıdan uygun olmadığına dair ellerinde bir fetva bulunduğu belirtildi. Bu nedenle Kayseri ve Develi kadısından, Hasan’a paranın iade edilmesi halinde bağların geri verilmesi yönünde bir emir çıkarılması talep edildi.
Dönemin kadı makamına iletilen emirde, tarafların bir araya getirilmesi ve şer’i hükümlere uyulması istendi. Fetvanın uygulanabilir olması ve olayın üzerinden 15 yıldan fazla süre geçmemiş olması durumunda, bağların vakfa iade edilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca vakfeden kişinin şartlarının korunmasına özellikle dikkat edilmesi talimatı verildi. Ali Çavuş ise olayın incelenmesi için müfettiş olarak görevlendirildi.
Belgelerde, karar sürecinde şer’i kurallardan ayrılmama ve vakıf şartlarının korunmasının önemine dikkat çekildi. Tarihi kayıtlar, Osmanlı döneminde kadıların yargısal yetkilerinin sınırları konusunda önemli ipuçları sunuyor.
Derleyen Nezir Ötegen 27.2.2026 Develi

























