Kayseri'de Huzur Sadece Tabelada Kaldı: "Sokakta Yok!"
Saadet Partisi Kayseri İl Başkan Yardımcısı Serdar Gökhan Çiçek, Kayseri'de artan şiddet olaylarına ve güvenlik zafiyetine dikkat çekti: 'Huzur tabelada var, sokakta yok!'
Kayseri’de “huzur şehri” tabelaları artık sadece görsel bir dekorasyon olarak kaldı. Saadet Partisi Kayseri İl Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Birim Başkanı Serdar Gökhan Çiçek, şehirde artan asayiş olayları ve güvenlik zaafiyetine sert eleştiriler yöneltti.
Çiçek, Kayseri Otogarındaki “Kayseri, huzur şehrine hoş geldiniz” yazısına atıfta bulunarak, bu sözlerin şehirdeki gerçek yaşamı yansıtmadığını vurguladı:
“O tabelayı herkes görüyor ama kimse inanmıyor. Çünkü Kayseri’de huzur sadece tabelada var, hayatta yok!”
Çiçek açıklamasında, kentte yaşanan şiddet olaylarına ve gençler arasındaki kavgalara dikkat çekti:
“Her gün gazetelerde, televizyonlarda aynı manzaralar… Parkta birbirini bıçaklayan gençler, sokak ortasında kavga eden insanlar, evine giren hırsız, gasp edilen vatandaş… Bu mudur huzurun şehri, bu mudur güvenin merkezi?”
Emniyet teşkilatını sahada yetersiz bulduğunu belirten Çiçek, denetim anlayışını da eleştirdi:
“Kayseri Emniyeti sadece olay çıkınca ortada! Polis çağrılmadan sahaya inmiyor, bekçiler sokakta görünmüyor. Ama ne zaman trafik cezası kesilecekse, orada bir araç, orada bir görevli mutlaka var! Trafik polisleri egzozlu araç peşinde. Ceza kesmekle huzur sağlanmaz! İnsanlar haksız yere ceza yediklerini söylüyorlar. Bu huzursuzluğa sebep olur. Asayiş, vatandaşa güven vermekle sağlanır.”
Çiçek, şehirdeki güvenlik politikasının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
“Eğer bir şehirde halk huzursuzsa, orada emniyet sınıfta kalmıştır. Eğer insanlar ‘polis nerede?’ diye soruyorsa, orada düzen bozulmuştur! Kayseri artık sahipsiz değil. Bu şehrin her köşesinde huzuru, güveni ve adaleti tesis edene kadar bu soruları sormaya devam edeceğiz.”
Çiçek, “Gerçek huzur tabelalarda değil, insanların kalbinde olmalı” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Kayseri huzur şehri olacaksa, bu ancak sokakta, halkın arasında, vatandaşla yan yana duran bir emniyetle olur. Gerçek huzur, polis arabasının ışıklarıyla değil; çocuğunu korkmadan dışarı gönderen bir annenin duasıyla gelir.”