CHP'li Aşkın Genç: "KKM'nin 2,7 trilyonluk faturasıyla emekliye bayram başına 110 bin lira verilebilirdi"

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, kur korumalı mevduat (KKM) uygulamasının kamuya yaklaşık 2,7 trilyon lira yük getirdiğini belirterek, bu tutarla emeklilere bayram başına yaklaşık 110 bin lira ikramiye verilebileceğini söyledi.

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Ramazan Bayramı öncesinde emeklilerin alım gücündeki düşüşe ilişkin açıklamalarda bulundu. Genç, kur korumalı mevduat (KKM) uygulamasının kamuya maliyetinin yaklaşık 62 milyar dolar, bugünkü kurla ise yaklaşık 2,7 trilyon lira olduğunu belirterek, bu tutarın emeklilere dağıtılması halinde kişi başına yaklaşık 220 bin lira ödeme yapılabileceğini ifade etti.

Kayseri’den değerlendirmelerde bulunan Genç, Türkiye’de yaşlılık aylığı alan yaklaşık 12 milyon 255 bin emekli bulunduğunu söyledi. KKM’nin toplam maliyetinin bu sayıya bölünmesi halinde kişi başına yaklaşık 220 bin lira düştüğünü belirten Genç, iki bayram üzerinden hesaplandığında bayram başına yaklaşık 110 bin lira ödeme yapılabileceğini kaydetti. Genç, emeklilere şu anda verilen bayram ikramiyesinin ise 4 bin lira olduğunu hatırlattı.

KKM’nin maliyetine ilişkin karşılaştırma yapan Genç, söz konusu uygulamanın kamuya getirdiği yükün emekli ikramiyeleriyle kıyaslandığında dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. Genç, kur korumalı mevduatın toplam maliyetinin iki bayram için hesaplanan yaklaşık 120 milyar liralık emekli ikramiyesi maliyetinin yaklaşık 22 katına denk geldiğini ifade etti.

Yılın ilk iki ayında gelirlerde önemli kayıplar yaşandığını belirten Genç, yıl başında işçi ve Bağ-Kur emeklilerine yapılan yüzde 12,19’luk zammın yüzde 61’inin iki ay içinde eridiğini söyledi. Genç, bu süreçte en düşük emekli aylığında yaklaşık bin 595 liralık kayıp oluştuğunu dile getirdi.

Memur ve memur emeklilerine verilen yüzde 11’lik zammın da büyük ölçüde eridiğini belirten Genç, iki ay içinde bu artışın yüzde 72’sinin kaybolduğunu ifade etti. Buna göre en düşük memur maaşında 4 bin 920 lira, asgari ücrette ise 2 bin 232 lira erime yaşandığını söyledi.

Gıda fiyatlarındaki yükselişe de dikkat çeken Genç, ocak ayında gıda fiyatlarının yüzde 6,59, şubat ayında ise yüzde 6,89 arttığını belirtti. Böylece iki aylık artışın yüzde 13,93’e ulaştığını, yıllık artışın ise yüzde 36,44 olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin gıda enflasyonunda yüksek bir seviyede bulunduğunu söyleyen Genç, ülkenin yüzde 36,44’lük oranla İran’dan sonra ikinci sırada yer aldığını dile getirdi. Dünyada gıda fiyatlarının son bir yılda ortalama yüzde 1 gerilediğini, buna karşın Türkiye’de gıda fiyatlarının dolar bazında yüzde 8,7 arttığını belirtti.

Sebze fiyatlarındaki artışa da değinen Genç, sebzede aylık artışın yüzde 33, yıllık artışın ise yüzde 88 olduğunu söyledi. Taze baklagillerde yıllık artışın yüzde 155’e ulaştığını ifade eden Genç, tereyağında yüzde 38, sütte yüzde 34, yoğurtta yüzde 30, portakal ve mandalinada yüzde 57, peynirde ise yüzde 27 oranında artış yaşandığını kaydetti. Genç, bu tablonun bayram alışverişi öncesinde mutfak harcamalarını vatandaş için daha da ağır hale getirdiğini belirtti.

Merkez Bankası’nın döviz satışlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Genç, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın ilk haftasında yaklaşık 14 milyar dolar döviz satışı yapıldığının hesaplandığını söyledi. Buna karşılık Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve bazı belediye başkanlarına yönelik süreçte yapılan döviz satışının yaklaşık 25 milyar dolar olduğunu ifade etti.

Bu durumun ekonomiye etkilerine dikkat çeken Genç, hukuka ve demokrasiye verilen zararın ekonomik sonuçlarının da ağır olduğunu belirtti. Bölgesel savaşın piyasalarda oluşturduğu baskının yanı sıra seçilmiş belediye başkanlarına yönelik müdahalelerin güven kaybına yol açtığını söyledi.